Myrio Coffee & Bakery
Ana SayfaHikayemizMenüFranchiseŞubelerİletişim
InstagramFacebook
HİKAYEMİZ

Beş yıldır aynı kahveyi yapıyoruz. Tabelayı yeni değiştirdik.

Erzincan’da kafe açmak, herkesin birbirini tanıdığı bir şehirde iddia sahibi olmak demektir. Kahveniz kötüyse bunu size ertesi gün söylerler. İyiyse de söylerler ama biraz daha geç.

01

Önce öğrendik

İlk yıl, bu işin kahveyle ilgili olduğunu sandığımız yıldı. Değilmiş. Kahve işin sadece görünen kısmı; geri kalanı su sertliği, öğütücü ayarı, sabah yedide gelen teslimatın gecikmesi ve “her zamankinden” diyen müşterinin ne içtiğini hatırlamak.

O yıl çok kupa döktük. Bir kısmı gerçekten döküldü.

Myrio logolu yeşil duvar
02

Sonra inatlaştık

Çekirdek değiştirmek kolaydır, alışkanlık değiştirmek zor. Menüyü üç kez baştan yazdık; ikisinde haklı olduğumuzu düşünüyoruz. Espressoyu iki saniye uzattığımız için tartıştığımız günler oldu. Bu kadar küçük bir farkın gerçekten önemli olduğunu, o iki saniyeyi geri aldığımızda anladık.

Bir şeyi menüden çıkarmanın, menüye eklemekten daha çok cesaret istediğini de öğrendik.

Kemer içinde leopar duvar resmi
03

Şimdi Myrio

Aynı ekip, aynı tezgâh, aynı inatçılık. Değişen tek şey kapıdaki isim. Beş yılın sonunda büyüdüğümüzü fark ettik ve büyüyen şeye yeni bir isim vermek gerekiyordu.

Myrio, Yunanca “on bin” demek. Sayılabilecek en büyük sayı olduğu için değil, sayılamayacak kadar çok anlamına geldiği için seçtik. Beş yılda kaç fincan kahve yaptığımızı bilmiyoruz. Zaten mesele de bu.

Kemerli nişler ve uzun oturma bankı

Eski müşterilerimiz tabelanın değiştiğini fark etti. Kahvenin değişmediğini de.

Gerisi menüde yazıyor.

Hikâyeyi anlatmak buraya kadar. Kalanı için bir fincan lazım.